MAKALELER

AFFETME (16.08.2013 18:45:55)

Daha önceki yazılarımda bilinçaltımızın olumsuz bir olaydaki ruh durumunu, o olayı hatırlatarak tekrar tekrar yaşamamızı sağlayan bir hizmet verdiğinden bahsetmiştim. Bunu, olağanüstü ruh durumu yaşadığımız bütün olayları bize hatırlatarak yapıyor, bizim için yararlı ya da zararlı diye bir ayrım yapmıyor demiştim. Bilinçaltı için önemli olan, yaşadığınız duygu durumuna ihtiyacınız olduğunu sanması ve onu tekrar yaşatabilmek için gerekli verileri çevreden seçip size sunmasıdır. Şimdi bu bilgi ışığında “affetme” kavramını yeniden ele alalım:

Geçmişimizde yaşadığımız ve affedemediğimiz bir olay varsa bu mutlaka duygularımızın da işin içine girdiğini gösterir. Alın size bilinçaltınız için yeni bir görev. Bilinçaltınız o olayı tekrar tekrar yaşamanızı ve “gündüz düşü” görmenizi sağlayarak ocağın altını sürekli açık tutacaktır. Kendiniz, kişisel gelişiminiz, sevdikleriniz için harcamanız gereken, harcayabileceğiniz enerjinin bir kısmı bu öfkeyi bu kızgınlığı beslemek için harcanacaktır. Böylelikle bir öfke döngüsü başlayacak tekrar tekrar bu ve benzeri olayları yaşamaya başlayacaksınız. Çünkü bilinçaltınız bir yandan bu olayı ısıtıp ısıtıp önünüze koyarken bir yandan da benzeri bir olay yaşamanız için gerekli verileri toplamaya başlar. Bilinçaltınız için sizin duygu durumunuzun yükselmesi önemlidir onu yükselten duygu çeşidinin ne olduğu önemli değildir. Bu, eğer siz kin, kızgınlık gibi duyguların döngüsünü kırmazsanız bu duyguları sürekli yaşayacaksınız anlamına gelir. Bu duygular tekrar tekrar yaşandıkça görselleştirildikçe aslında bilinçaltına “Bu tür duyguları yaşayacağım yeni durumlar için veriler topla” emrini de vermiş oluyorsunuz.

Affedemezseniz yeniden ve yeniden ve yeniden yaşarsınız. İyi de onu/onları nasıl affedeceksiniz? O kişi/kişiler suçlu değil mi? O kişi/kişiler size kazık atmadı mı? Ama ben onun yaptığını hoşgörün demiyorum ki. Affetmek sizin o kişi ile bağlarınızı çözmek anlamına gelir onu hoşgörmek onun yaptıklarını onaylamak değil. Affetmek, özgürleşmektir, sizi üzen kişilerden bağınızı koparmadıkça onları “herkes” haline getirmedikçe özgürleşmeniz mümkün değildir. Affetmedikçe, hayatınızın bundan sonraki kısmına da onlar yön verecek, kararlarınızı onların güdümünde alacaksınız demektir. Düşünün, piyangodan büyük ikramiye çıktı size ve siz bunun bir kısmını o sizi çok üzen kişi ya da kişilere dağıtıyorsunuz. Ya da paranızı nasıl değerlendireceğinize ilişkin onlar karar veriyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? İyi de o zaman zamanınızın enerjinizin bir kısmını o kişiler için niçin harcıyorsunuz, bazı kararları almanızda o kişilerin hiç mi etkisi olmuyor şu an? Acıları ve öfkeyi sırtınızda taşıdığınız sürece bu sadece gereksiz bir yük üstlendiğiniz anlamına gelmiyor mu?

Affetmediğinizde her yeni olayda kabuk tutmaya başlayan yaralarınız yeniden kanayacaktır. Affettiğinizde ise geçmişin sizde bıraktığı izlerden kurtulma şansınız doğacaktır. Derin ve kişisel acılarımızı yok sayarak sadece kendimizi kandırırız. Biz kendimizi kandırdıkça bizi hala yöneten, geçmişte bize acı verenlerdir. Onların mesajları hayata bakış açımızı etkiler çünkü bilinçaltı kodlarımızda kayıtlıdır. Onların etkisinden kurtulmak, bilinçaltı kayıtlarımızla yüzleşmekle mümkündür yok saymakla değil. Bu kodlar bilinçaltımızda olduğu sürece sağlıklı ilişkiler geliştirmemiz, özsaygı ve özgüvenimizi oturtmamız sorunlu olacaktır. Kendimizi küçük görmeye eğilimli ve bu yüzden de tekrar tekrar istemediğimiz ilişkilere giren ve aslında birlikte olmak istemediğimiz kişileri çeken biri haline geliriz. Bilinçaltımız bize o duygu durumunu yaşatmak için sürekli olarak çevremizden o tür kişileri seçmemize yarayacak kararlar almamıza yönelik veriler toplar çünkü.

Geçmiş, geçmişte kaldı, önemli olan başımıza gelenler değil bunlara nasıl bir tavırla yaklaştığımızdır. Ya geçmişin bizi şimdi de yönetmesine izin vereceğiz ya da geçmişimizle yüzleşip bilinçaltı kayıtlarımızı yenileyeceğiz.

Gerçek kimliğinizin olmak istediğiniz kişinin ortaya çıkmasına izin vermeniz için geçmişten gelen öfke ve acılarınızla yüzleşmelisiniz. Bu, zorlu bir süreçtir. Size acı veren, utandıran, kızdıran şeyleri yok saymak yerine kabullenmekle başlar. Kötü giden ilişkilerinizi sorgulayın: Bu ilişkide asıl aradığınız neydi; ilgi mi, güven mi, şefkat mi, onaylanmak mı? İçinizdeki duyguları sorgulayın: İçinizde neler olup bitiyor, bu duyguların kaynağı ne?
Affetmek zorlu bir süreç, “Ben neler yaşadım biliyor musunuz?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Peki, o yaşadıklarınızın bugün sizi “mükemmel sen” olmaktan alıkoyması mıdır istediğiniz? Bütün bunları yapabilmek için NLP teknikleri ile tanışmaya ne dersiniz? Hayatınızın geri kalanını kazanmak için bunca zamandır kendinize yük ettiğiniz tüm bu olumsuzluklardan kurtulmak için daha ne bekliyorsunuz?

Affetmek geçmişinizi değiştirmez, yaşadığınız olayları yaşanmamış kılmaz. Fakat sizin onlardan kurtulmanızı, özgürleşmenizi sağlar.


E-Posta Adresiniz 
NLP İzmir Alsancak NLP NLP Kişisel Gelişim NLP Koçluk Ortaca NLP Ortaca Kişisel Gelişim KSK NLP Karşıyaka Kişisel Gelişim Karışıyaka NLP Kişisel Gelişim İzmir Marmaris Kişisel Gelişim OK AJANS