MAKALELER

DEĞİŞİM KARŞISINDAKİ TİPLER (11.12.2015 19:12:59)

 

Elimizde mevcut olan bize kolay görünür, değiştirmemiz gereken yeni şeyler ise zor görünür. Değişim süreci karşısında değişime farklı tepkiler gösteren dokuz farklı kategoride insan vardır:

1. Baştan Pes Ediciler: Bazı şeylerin onları olumsuz etkilediğini fark etseler de, eski yollarından vazgeçmemeyi seçerler. Çünkü kendilerine zarar da verse, eski yöntemlerinin kolay olduğunu düşünürler. “Keşke bu anlatılanları uygulayabilseydim. Ama benim bunları yapmam mümkün değil…” diyerek kaçış yolları üretecekler ve bundan beş – on yıl sonra bol bolkazık yiyip düşüp sürünüp yara aldıktan sonra da “Keşke zamanında uygulasaydım. Ama artık çok geç…” diyerek bir kez daha kaçacaklardır.
2. Hemen Gaza Geliciler: Müthiş şekilde gaza gelirler. Büyük bir iştahla uygulamaları yapmaya ve kendilerini yeniden organize etmeye başlarlar. Ama zamanla gazları söner, aksatmaya başlarlar. Sonuçta eski alışkanlıklarına geri dönerler ve yaşadıkları sıkıntıların zararlarını görmeye devam ederler. Onlar da yıllar sonra; “Keşke…” diyenlerin grubuna dâhil olacaklardır.
3. Korkaklar: Daha baştan korkarlar. Belli bir aşamadan sonra değişime ilişkin konudan bahsetmeyi dahi keserler, değişime ve gelişime cesaret edemezler. Çünkü daha baştan pes ederler. “Keşke…” diyenlerin arasına da katılamayacaklardır. Çünkü hiçbir şeyi fark etmemiş ve uyanmamış olacaklardır. Hayatlarını uykuda tamamlayacaklardır.
4. Her şeyi Biliciler: Değişim süreci ile ilgili tüm sohbetleri sonuna dek takip ederler ama burunlarından kıl aldırmazlar. “Benim bunlara ihtiyacım yok! Ben zaten bunları yapıyorum.” Derler ki bu gruptakiler hayatta büyüme ve gelişme şansı hiç olmayanlardır. Oysa çok iyi bildiğinizi sandığınız bir konuda bile yeni bir kitap okuduğunuzda ya da yeni bir tartışmaya katıldığınızda yepyeni şeyler öğrenme olasılığımız vardır. Ama “Ben zaten biliyorum.” dediğimizde araya bir duvar öreriz ve hiçbir şey öğrenemeyiz. Her şeyi bildiğini sanan ama hiçbir şey olamayan birine dönüşürüz. Ve insanlar eninde sonunda bunu fark edip arkamızdan alay ederler. Bir filozofun da dediği gibi: “Bir kitap okuyan her şeyi bildiğini sanır. İki kitap okuyan bilmediğim şeyler de varmış diye düşünür. Üç kitap okuyan hiçbir şey bilmediğini fark eder.” Bu gruba girenler, “Asla…” ya da “Keşke…” demezler. Belki çok para kazanıp adam olduklarını sanabilirler ama hırsları, öğrenmeye kapalılıkları “Ben her şeyi biliyorum.” mantıkları yüzünden asla mutlu olamazlar. Bazıları, son nefeslerinde yaptıkları hatayı fark ederler. Ama o zaman “Keşke…” demek için bile artık çok geçtir. 
5. Mazeretçiler: Bunların her şeye bir mazareti vardır. “Bunları uygulamaya zamanım yok.”, “Bir sürü işim var.”, “İstediğim gibi yapamıyorum.”, “otobüs gecikti o yüzden aksattım.”… Onların mazeretlerinin ardı arkası kesilmez. Hayattaki her şey için bir bahaneleri sürekli cepte hazırdır. Ama bu mazeretlerin hiçbir değeri yoktur. Bu nedenle bu gruba girenler hep cepten yerler. Ta ki bu mazeretlerin onlara hiç bir şey kazandırmadığını fark edene kadar. Fark ettikleri anda da “Keşke…” diyenlere katılmış olurlar. 
6. Üstüncüler: Sanki onlar, insanüstü bir varlıkmış gibidirler. Sürekli, “Bu tür yöntemler bende işe yaramaz.” Diyerek kendilerini kandırırlar. İnsan bilinçaltının nelerden etkilendiği, nasıl yönetilebileceği, zekâ potansiyelinin nasıl arttırılabileceği defalarca kanıtlanmış olsa bile onlar insan değil uzaylı oldukları için bu grupta işe yaramaz. Kendilerini böyle farklı tutarken, asıl zarar verdikleri kişinin kendileri olduğunu farkında dahi olmamaları da acınası bir durumdur. Bunların bir kısmı zaman içinde uzaylı değil de insan olduklarını fark edip paçayı sıyırırlar. Ama bazıları Mars’a bakıp “Ah canım memleketim.” Diye iç çekerek olmadıkları bir şeye özen duymaya devam ederler. “Benim değerim bu ülkede anlaşılmıyor gidecem bu ülkeden ya!” diyenler de genelde bunlar arasından çıkar. 
7. Erteleyiciler: “Yarın başlayacam.”, “Pazartesi kesin başlıyorum.”, “Doğum günüm hele bir gelsin, o günden sonra her şey daha farklı olacak.” Diyerek her şeyi sürekli ertelerler. Ama maalesef hayatlarının sonuna geldiklerinde ölümü erteleme şanslarının olmadığı gerçeği kafalarına dank ettiği anda hayatlarını yeniden yaşamak için çaresizce ve sessizce yakaracaklardır. 
8. Şüpheli Çelişkiciler: “Acaba işe yarar mı?”, “Bir denesem mi acaba?”, “Faydası olur mu ki?” gibi soruları sürekli sorarak çelişkiler denizinde sürüklenip dururlar. Hep tedirgin ve şüpheli oldukları için uygulamaları hakkıyla yerine getiremezler. Kararsızlıklar ve çelişkiler arasında sıkışıp kalırlar. Elde ettikleri sonuçlar da ne yazık ki anı onlar gibi belirsizdir. “Ya tutarsa” mantığı içinde deneyenler sonuçları gördükçe bir sonraki gruba dahil olabilirlerse de şansları çok yüksek değildir.
9. Sağlam Adımcılar: Sağduyularının sesini dinleyen ve gelişime açık olan gruptur. Okuduklarını, duyduklarını değerlendirirler. Kendilerine sağlayacakları katkıları sağlıklı bir biçimde farkına vararak harekete geçerler. Kendilerine verilen mesajın özünü katıksız kavrarlar. Başarılarını mutluluklarını arttırmak ve hayallerine ulaşmak için tüm özverilerini gösterirler. Mazeretlerin arkasına asla saklanmazlar. Ne olursa olsun vazgeçmeyi seçmezler. Kısaca kazanırlar!

E-Posta Adresiniz 
NLP İzmir Alsancak NLP NLP Kişisel Gelişim NLP Koçluk Ortaca NLP Ortaca Kişisel Gelişim KSK NLP Karşıyaka Kişisel Gelişim Karışıyaka NLP Kişisel Gelişim İzmir Marmaris Kişisel Gelişim OK AJANS